Anasayfa > Efsaneler >
Diyarbakır Surları ve Ben û Sen Efsanesi
Diyarbakır Surları ve Ben û Sen Efsanesi
Diyarbakır’ın surları, yüzyıllar boyu kenti koruyan, göğsünde zamanın izlerini taşıyan büyük bir yapıdır. Bu surların en önemli ve en gösterişli iki burcu vardır; biri Evli ya da Ulu Beden Burcu, diğeri ise Yedi Kardeş Burcu’dur. İki burç, dış cephelerindeki aslan ve çift başlı kartal kabartmalarıyla süslü, görkemli bir şekilde yükselir. Ama her iki burcun da sadece taşları değil, içinde barındırdığı hikaye, onları gerçekten özel kılar.
Bu hikaye, bir baba ve oğulun emekleriyle şekillenen, ama ne yazık ki trajik bir sonla noktalanan bir öyküdür.
Bir zamanlar, Diyarbakır’da hüküm süren bir hükümdar, surların savunmasını güçlendirmek için iki görkemli burç yapılmasını ister. Hükümdarın emri üzerine, usta mimar İbrahim ve oğlu Yahya, bu önemli görevi üstlenirler. Baba ve oğul, sabahın ilk ışıklarından akşamın karanlıklarına kadar durmaksızın çalışır. O kadar hızlı ve özenle çalışmışlardır ki, aynı gün içerisinde iki burcu da tamamlarlar.
Burası, gövdeleri taşla örülü, ihtişamlı burçların bulunduğu alandır. Ancak baba ve oğul, bir türlü tatmin olamazlar. Gözleri doymamıştır. İbrahim Usta, karşındaki Yedi Kardeş Burcu’nu yapan oğluna seslenir:
“Senin yaptığın daha güzel olmuş, Yahya!”
Yahya ise kendi yaptığı Ulu Beden Burcu’na bakarken, gururla bağırır:
“Hayır, senin yaptığın çok daha güzel!”
Bu karşılıklı hayranlık, bağrışmalarla devam eder. Fakat bir anda, İbrahim Usta, derin bir iç çekişle “Yaa Allah!” diyerek, yaptığı burcun en yüksek noktasından kendini aşağıya bırakır. Oğlu Yahya, babasının bu ani hareketini görür ve kahrolarak, hemen peşinden atlar. Baba ve oğul, kayalıkların arasına düşerken, birer birer kayalara çarparak can verirler. İki usta, ardında büyük bir miras bırakmış, ama yaşamlarına son vermişlerdir.
O günden sonra, Diyarbakır Surları’ndaki bu iki burcun kuyruğunun uç noktalarına “Ben û Sen” denir. Bu ifade, sadece bir anlam taşımaz, aynı zamanda iki canın bir arada, birlikte hayata veda etmelerinin simgesidir. “Ben û Sen”, bir baba ve oğul arasındaki derin bağın, aynı zamanda ortak bir kaderin ifadesidir.
Zamanla, bu efsane farklı şekillerde anlatılmış, her anlatıda baba-oğul ilişkisi ve trajik son, değişik biçimlerde yorumlanmıştır. Ancak bütün bu hikayelerde, İbrahim Usta ve Yahya, Diyarbakır’ın taş duvarlarının ardında birbirlerini sevgiyle ve gururla hatırlanmış, yaşamlarına son vermiş iki figür olarak anılmışlardır.
Ve her zaman, Diyarbakır Surları’nda, “Ben û Sen” anlamına gelen bu iki burç, tüm kent halkı ve ziyaretçileri için bir hatırlatmadır. Bu burçlar, sadece taşlardan değil, bir yaşamın, bir babanın ve oğulun birbirine olan derin bağından şekillenmiştir.
