Anasayfa > Efsaneler >
Zerzevan Kalesi’nden İstanbul’a Gelen Kovanın Hikayesi
Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde yer alan Zerzevan Kalesi, tarihi ve efsaneleriyle dikkat çeker. Roma İmparatorluğu dönemine ait en önemli eserlerden biri olan bu kale, Antik Kral Yolu üzerinde yer alır ve M.Ö. 882 yılına kadar uzanan köklü bir geçmişe sahiptir. 2020 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan Zerzevan Kalesi’nde, kazılar hâlâ devam etmektedir.
Bu büyüleyici kaleyle ilgili en ilginç hikâyelerden biri de İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde bulunan 852 numaralı envantere kayıtlı Vaftiz Kovasıdır. Yaklaşık 1500 yıllık olduğu düşünülen bu kovanın, İstanbul’a nasıl getirildiği tam olarak bilinmemektedir. Ancak Zerzevan köylüleri, nesilden nesilere aktarılan bir hikâyeyle bu gizemi açıklamaya çalışır.
Rivayete göre, M.S. 639 yılında İslam orduları tarafından fethedilen Zerzevan Kalesi zamanla önemini yitirmiş ve uzun süre terk edilmiş halde kalmıştır. 1890’lı yıllarda birkaç aile buraya yerleşmiş ve kalenin içindeki harabeleri onararak kendilerine bir yaşam alanı kurmuşlardır. Yıllar içinde nüfus artmış ve köy haline gelmiştir. Ancak 1967-1968 yıllarında su sıkıntısı ve zor yaşam koşulları nedeniyle köy, yaklaşık 2-3 km uzağa taşınmış ve “Demirölçek Köyü” olarak yeni bir yerleşim kurmuştur.
Vaftiz Kovasının hikâyesi işte bu dönemde başlar. Köyde yaşayan ve hayvancılıkla geçinen Temo adındaki bir adam, evinin damını yapmak için büyük kilisenin önündeki toprağı kazmaya başlamış. Kazarken, üzerinde haç işareti bulunan ve yazılarla süslenmiş eski bir kova bulmuş. Fakat Temo, bunun değerli bir eser olduğunu fark etmemiş ve kovayı hayvanlarına suluk olarak kullanmaya başlamış.
Bir gün köye bir çerçi gelmiş. O dönemlerde köyleri ve pazarları dolaşarak ufak tefek eşyalar satan bu tüccarlar arasında, gayrimüslimler de bulunuyormuş. Çerçi, Temo’nun evinin önünde içi su dolu, üzerinde haç işareti bulunan kovayı fark etmiş ve onun antika bir eşya olabileceğini düşünerek Temo’dan satın almak istemiş. Temo, kovaya fazla bir değer atfetmediğinden, yıpranmış çarıklarını yenilemek için çerçiden bir çift çarık istemiş. Çerçi, çarıkları hemen vererek kovayı almış ve köyden ayrılmış. O günden sonra bir daha ne bu çerçiyi gören olmuş ne de ondan bir haber alan.
Yıllar sonra, Temo’nun kullandığı bu kova, İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde ortaya çıkmış. Kim tarafından, nasıl götürüldüğü hâlâ bilinmemektedir. Bugün, 2022 yılından beri Vaftiz Kovası, Diyarbakır Müzesinde camekânın arkasında tek başına sergilenmektedir.
Bu hikâye, Zerzevan Köyü’nün en yaşlılarından Abdullah Arslan tarafından anlatılmıştır. Abdullah Arslan’a göre, Temo, onun dedesinin kız kardeşinin oğludur. Ne Temo’dan, ne de ailesinden günümüze kadar Zerzevan’da yaşayan kimse kalmamıştır; aile bireyleri, zaman içinde farklı bölgelere dağılmışlardır. Ancak, Zerzevan Kalesi’nin ve onun etrafındaki efsanelerin büyüsü, anlatılmaya devam etmektedir.
